Höşmerimin Tarihçesi

      Her yörenin kendine has mutfağı ve bir de hikayesi vardır. Rivayete göre askere giden evin erkeği uzun yıllar vatani görevini yaptıktan sonra huzurla, sevinçle, evine döner. Fadime hanım canından çok sevdiği hayat arkadaşını birden karşısında görünce çok sevinir. Nasıl sevinmesin? yıllardır yolunu gözlediği yiğidine kavuşmuştur. Kısa bir sohbetten sonra Fadime hanım yiğidine bir sofra kurmaya karar verir, fakat evde hazırda sunabileceği yiyecek yoktur. Ne yapsam acaba diye düşünürken süzekte asılı taze peynir gözüne ilişir. Fadime hanım peynirden bir şey hazırlamaya karar verir. Taze peyniri hafif ateşte pişirmeye başlar. İçine yumurta sarısı, şeker ve irmik (un) katarak pişirir. Fadime hanım tencereye bakar, mis gibi kokuyor. gözede güzel gözüküyor yaptığından memnun olur. Acaba yiğidi beğenecekmi ? Yaptığını yiğidine sunar ve biraz yemesini bekledikten sonra merakla ” Hoş mu erim. Hoş mu erim ?” diye sorar. Kocası memnuniyetle ”Hoş hoş” diyerek Fadime hanımı takdir eder. Balıkesir’in bu meşhur tatlısının hikayesi dilden dile, kulaktan kulağa anlatıla anlatıla ”HÖŞMERİM” adını almıştır.

Balıkesir’ den dışa gidenlerin ve Balıkesir’ e yolu düşenlerin sevdiklerine en başta götürdüğü hediye ”HÖŞMERİM” tatlısıdır. Balıkesirlilerin dışa gittiklerinde en çok karşılaştıkları soru ” Höşmerim getirdinizmi ?” sorusudur. Hafif tatlı olduğundan dolayı sofraların baş tacı ve cemiyetlerin vazgeçilmezidir. Höşmerim üzerine kaymak, dondurma, ceviz, badem vs. konularak afiyetle yenir.